kışhazırlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kışhazırlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2015 Çarşamba

Patlıcanlı sos

Bu sene pek bir hoşuma gidiyor bu kışlık sosları yapmak. Bu tarif de buradaki sevgili dostum, ablam Şükran ablamdan.

Malzemeler:
1 kg domates
1 kg patlıcan
Yarım kilo kırmızı biber
Yarım kilo yeşil biber
1 baş sarımsak
Tuz
Zeytinyağı

Önce patlıcanları ve kırmızı biberleri közledim, kabuklarını soyup küçük küçük doğradım.

Yeşil tatlı biberleri- isterseniz acı biber ile karışık kullanabilirsiniz- doğrayıp yağda kavurdum.


 
Sarımsakları biraz tuz ilavesiyle iyice dövdüm.
 




Domateslerin kabuklarını soyup blendırdan geçirdim. Tuz ve zeytinyağı ilavesiyle kaynatıp, soyup doğradığım köz patlıcan ve kırmızı biberi, yağda kavurduğum yeşil biberi, dövülmüş sarımsağı ekledim. Eskilerin deyimiyle bir taşım kaynattım. Kavanozlara doldurup, yeni kapakla kapatıp soğuyana kadar ters çevirdim.

Afiyet olsun.

Ev yapımı zeytin

Zeytin kuşkusuz dünyanın en lezzetli, en şifalı yiyeceklerinden biri. Ev yapımı zeytin ise en lezzetlisi.

Son birkaç senedir, sonbaharda zeytinimi kendim yapıyorum.

Pazardan aldığım Gemlik veya Tavşan yüreği cinsi zeytinleri önce bıçakla 3-4 yerinden boylamasına kesiyorum. Bidonların içine koyup suyla dolduruyorum. Sonra, yaklaşık 1 hafta boyunca, günde bir defa suyunu değiştiriyorum. Bazı cinslerin acısı 5 günde, bazılarının acısı 8 günde çıkıyor. O yüzden mutlaka tadına bakın. Acısı çıkıp, zeytin lezzetlenince kaya tuzu ile bol tuzlu bir su hazırlıyorum. Kimileri içine limon tuzu veya zeytin dilimleri ilave ediyorlar. Ben koymuyorum bunları, daha lezzetli oluyor gibi geliyor bana. 

Tuzlu suyunu hazırladıktan sonra zeytininiz hemen yenmeye hazır. Daha uzun süre saklamak istiyorsanız, tuzunu biraz daha fazla ilave edeceksiniz. Bir püf noktası da, daha önceden turşu kurduğunuz bidonları zeytinde kullanmayın.


 Afiyet olsun.

 

5 Ekim 2015 Pazartesi

Pesto Sos

İtalyan mutfağını çok severim. İncecik pizzalar, o güzelim makarnalar... Bence, bizim mutfağımız ile de çok ortak yönleri var. İnce hamurlu pizza bizde lahmacun; kalın hamurlu pizza bizde pide; makarna bizde erişte.

Ama işte o soslar yok mu? Nefisler... Ve bizim mutfağımızda pek yoklar... Hele, pesto sos belki de en lezzetli olanı.

Pesto "ezilmiş" demek İtalyanca'da. Yapması da hiç zor değil. Sonuçta tüm tarifler internette mevcut. Önce araştırdım, sonra bulduğum 3-4 tarifi kıyasladım, yorumları okudum. Ve aşağıda yazdığım tarifi yaptım. Bu arada, internetteki en güzel tarif Café Fernando'ya ait. Okumak isterseniz buraya tıklayın.

Pesto Sos için Malzemeler:

 
2 demet taze fesleğen

2 paket dolmalık fıstık

7-8 diş sarımsak

1 çay bardağı rende parmesan peyniri
(Ben Migros markalı eski kaşar kullandım. Parmesan peyniri bana çok tuzlu geliyor.)

1 su bardağı zeytinyağı

2-3 çay kaşığı tuz

Yapılışı :

Fesleğenleri yıkayın, kurutun.

 
Dolmalık fıstıkları teflon tavada hafif rengi dönene kadar kavurun.


 
Ve tüm malzemeleri blendırdan geçirin.


 
Cam kavanozlarda saklayın. Buzdolabında 10-15 gün, derin dondurucuda yaklaşık 3 ay saklayabilirsiniz. Buzdolabı poşetlerine porsiyonluk olarak da koyabilir, dondurucuya öyle koyabilirsiniz. Yerken üzerine ceviz serperseniz tadına doyum olmaz.

En keyiflisi ise, dostlarla muhabbetle içilen bir bardak şarap eşliğinde, pesto soslu makarna yemek belki de...

Afiyet olsun.
 

26 Eylül 2015 Cumartesi

Kışlık Domateslerim

Sonbahar geliyor, akşamlar hafif hafif üşütmeye başladı. Eylül ayında kış kendini hatırlatırken, "kış hazırlığını yapmayı unutma :)" diye de kulağa fısıldıyor.

Her sene Eylül ayında, en severek yaptığım şey domates soslarım. Kışın kavanozları açıp, mis gibi domates kokusu ve lezzetiyle yaptığım çorbaların, makarnaların tadına doyum olmuyor çünkü :)
 
Herkesin kendine göre bir tarifi ve püf noktaları var. Bu yazıda bunları yazmak istiyorum şimdi.
 
Öncelikle, her domatesten yapabilirsiniz sosunuzu. Ama, en başarılı sonucu sırık domates diye bilinen, ince uzun domates çeşidiyle alıyorsunuz. Çünkü, bu domates çeşidi etli ve susuz, yani yaptığınız sos daha koyu ve lezzetli oluyor. 
 
Domatesleri yıkayıp, çatalla üzerlerini 5-6 defa deliyorum. Kaynayan suyun içine atıp, yaklaşık 5 dakika kaynatıyorum. Bu şekilde kabuklarını soymak çok kolaylaşıyor. Bazı tariflerde, kabukları soymuyorlar. Ancak, özellikle bu devirde kabukların sağlıklı olmadığını düşünüyorum. Tarımsal üretimde maalesef, o kadar çok kimyasal madde kullanılıyor ki, yıkayarak arındırmak mümkün değil.


Kabuklarını soyduğum domatesleri, blendırdan geçiyorum ve büyükçe bir tencereye alıyorum. Her 5 kilo için, yaklaşık bir çay bardağı zeytinyağı ve 3-4 tatlı kaşığı tuzu tencereye ilave ediyorum. Orta hararetli ateşte yaklaşık 15-20 dakika pişiriyorum. Bu süreyi geçmeyin, çünkü tadı ve kokusu salçaya dönüveriyor. O da güzel elbette, ama amacımız kışın, o güzelim yaz domatesinin kokusunu almak, öyle değil mi?

 
Altını kapattıktan sonra da, temiz kavanozlara sıcak sıcak doldurup, yeni kapakları üzerine sımsıkı kapatın. Kavanozu temiz bir bezin üzerine ters çevirin ve soğuyana kadar öylece bırakın. Böylelikle, ağzı sıkı kapanmayan olursa farkedebilir, müdahale edebilirsiniz.
 
Kışlık domatesleriniz hazır. Kavanozlarınız ağzı açılana kadar uzun süre dayanır. Ancak, ağzı açıldıktan sonra buzdolabında saklayın ve en geç bir haftada tüketin.
 
Kışlık menemen sosu hazırlamak istiyorsanız : İnce ince doğradığınız yeşil biberleri yağda kavurun ve pişirdiğiniz domates sosuyla her ikisi de sıcakken karıştırın. Aynı şekilde kavanozlara doldurun, ağızlarını sımsıkı kapatın.
 

Pişirdiğiniz bu sosu, çeşitli çorbalarınızda, makarnalarınızda ve yemeklerinizde kullanabilirsiniz. Hem pratik hem lezzetli olacaktır.
 
Afiyet olsun :)

17 Eylül 2015 Perşembe

Lokum Sever Misiniz ?

Malum, yaz hala devam ediyor. Yaz meyveleriyle reçel yapmak, kışa hazırlanmak bu aralar yapılabilecek en güzel şeylerden biri. O güzelim şeftaliler, erikler... Kısaca yaz meyvelerinin hem kendisi çok lezzetli, hem reçelleri.

Ben de, geçen akşam, erik marmeladı yapmak üzere yola çıktım :) Erikleri önce yıkadım, sonra ölçülü şekerini üzerine ilave ederek kısık ateşte pişmeye bıraktım.

Ve televizyona daldım :))

Kokuya bir koştum ki, şeker iyice ağdalaşmış, neredeyse yanacak.

Hemen altını kapattım. Tezgahı sildim, kuruladım. Tezgaha sıcak haliyle marmeladımdan arta kalanı döktüm, soğumaya bıraktım. Ilınınca elimle küçük parçalara ayırdım.

Minik erik toplarını fındığa buladım ve işte size ev yapım müthiş lokumlarım...

Haydi siz de deneyin ve hiçbirşeyi ziyan etmeyin ;)